Bir Umut İnsanı Erdal Yalçın

Video: Bir Umut İnsanı: Erdal Yalçın

Bir Umut İnsanı Erdal Yalçın

Bir Umut İnsanı: Erdal Yalçın

Muhabir: Caner Gürbüz, Kamera: Mehmet Kızmaz | Video söyleşi – 4/6/2016 | Orijinal video için tıklayınız.

Kimimiz ilk kez bir tiyatro oyunu çıkışında otobüs durağında “Dünyanın engelliler için ne kadar adaletsiz” olduğuna dair bir sohbette kulak misafiri olduk onun ismine, kimimiz “Kendi Yazdığım Kitapları Satıyorum” yazısıyla Ankara Kitap Fuarı’nda, kimimiz ise onu ilk kez merhum M.Ali Birand’ın 11 Ocak 2013’teki “Bravo Erdal” manşetiyle köşe yazısında okuduk… Ama insanlar onu daha çok tanıtım günlerinde, yüzü daima gülerken, gözlerinde zeka ile karışık yaşam pırıltısı parlarken görüyorlar. Anlatmamıza gerek yok zaten fuara girerken tekerlekli sandalyesinden sıcak gülüşü ve selamı sizi kendisine hemen çeker. Hareket etmekte ve konuşmakta güçlük çekse de yazmak onu hayatta güçlü kılan adeta bir “mucize”. Tam 15 kitabı var Erdal Yalçın’ın. Bizce bu engel tanımayan şair’in mısralarında bilmediğimiz bir dünya olmalı.

Elinde her şey mevcut olan bizler bile bazen her şeyden şikayetçi olup, insanları dert edip karamsarlığına bürünmüyor muyuz? İşte burada bir ses “Her zaman umut var!” diyor. Bir yol arıyoruz, güneşe erişmek için mücadeleler içinden. Erdal Yalçın hep gülüyor, elleri ve ayakları tutmuyor ama Erdal’ın yüreği nasıl uçsuz bucaksız bir ülkeyse yürek ülkesinin kelimelerini sunuyor bizlere.

Erdal her şeyden önce hayata karşı olan dik duruşuyla bizlere hep bir şeyler söylüyor. Erdal’a “Sen ne güzel bir ağaçsın.” deyince “Hayır, Ben yalnızca toprağım.” diyor. “Erdal seni aramızda ‘Büyük öğretmen’ olarak konuşuyoruz.” deyince “Hayır, ben öğrenciyim.” diyor. Erdal kitabına da verdiği isim gibi kendine “Ben Taşı Delen Otum” der..

Herkesin hayatında Erdal gibi umut ışıkları olmalı. Ellerinde birbirinden güzel meyveler bulunup aslını, toprağını ve umudunu unutmayan; hatırlayan, hatırlatan…

Erdal Yalçın Kimdir?

Erdal Yalçın 1975 yılında Diyarbakır’da dünyaya geldi. 2 yaşındayken geçirdiği felç sonrasında %98 engeli olan Erdal Yalçın şuan 41 yaşında.

Babası | Kaya Yalçın bu durumu şöyle ifade etmektedir: “Erdal’ı yüksek ateşten dolayı hastahaneye götürdüm. O zaman kızamık dediler. Eve götürdüm ama ateşi daha fazla yükselince özel bir doktora götürdüm. Erdal’ın kızamık değil menjit olduğunu söyledi. Yani doktorun yanlış teşhis ihtimali nedeni ve tedavisinin gecikmesinden sonra o günden beri sakat kaldı.” Ailesi tarafından bir çok doktora götürülmesine rağmen sakatlığına çare bulunamaz. 1981 yılında tedavisi için Diyarbakır’dan İstanbul’la taşınırlar. Burada da tedaviye rağmen bir çare bulunamaz.

Eğitim hayatı | İlkokul boyunca annesi Erdal’ı sırtında götürüp getirmeye çalışır. Okuma yazmayı Metin Sabancı Spastik Okulunda öğrenir. Erdal liseyi de şuan açıktan okuyor. O yılları anlatan baba Kaya Yalçın, 90’lı yıllarda oğlumu sınava bile almayan devletin şimdilerde her sınav için eve iki öğretmen gönderdiğini söylüyor.

Erdal | 80’li yıllarda resim yapıp bir çok karma resim sergisine katılır. Bir müddet sonra resim sanatının ilgi görmediğini (değer verilmeyince) anlayınca bırakır. 1990 yılında başrollerini duayen Fatma Girik, Halil Ergün ile paylaştığı “Gün Ortasında Karanlık” adlı sinema filminde oynar. Doktor bir anneyi canlandıran Fatma Girik ile engelli oğlunun dramını anlatan filmde başrol oynadığı tekerlekli sandalyeye mahkum olan Erdal Yalçın, bir engellinin yaşadığı zorlukları sinemaya yansıtır. Bu engelleri şimdi de şiirlerinde, kitaplarında yazarak anlatır. Hiçbir zaman hayata küsmeyen Erdal Yalçın dört elle hayata sarılır. 16 yaşında yazmaya başladı. İlk olarak yazmakla başlar. Daha sonra yazılarını, şiirlerini dergi haline getirip fotokopi çekip çağaltarak dağıtır.

1995’te ailevi nedenlerle gittiği Diyarbakır’da şehrin ikinci engelliler derneğini (Engellerle İlgi) kurar. Bir süre başkanlığında bulunur ve tekrar İstanbul’a döner. Dernek hala faaliyet yürütmektedir. Erdal 10 yıl uğraştıktan sonra 2004 yılında bulduğu bir sponsorla ilk kitabı olan “Ben Bende”yi çıkarıp ilk üç kitabını sponsor aracılığıyla çıkardıktan sonra 12 kitabını da diğer sattığı kitapların parasıyla çıkarır.

O hayatında tüm engelleri aşmış dahası kalbi ile kitabı bir olan”Erdal Yalçın”.

Genelde şiir kitapları olmak üzere öykü, tiyatro kitapları da yazmıştır. Çocukları unutmayan Yalçın, çocuklar için de “Çocukların Aklına Gelen Sorular” ve “Çocukların Başucu Kitapları”nı yazdı. Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da ağırlıklı olarak işlenen töre cinayetlerini dikkat çekmek için de “Biz Aşkımız İçin Öldük”kitabını yazmıştır. Bunların dışında “Ben Taşı Delen Ot Gibiyim” kitabını içtenlikle yazmış. Kitap engellerin engel tanımazlığını en iyi şekilde dile getirirken kitabın adından da anlaşılabileceği gibi baskıların, engellerin bizi yıldırmaması gerektiği mesajını verir. Kitaplarından bir diğeri “Gülmek Yasak Mı?” şiir kitabında engellilerin toplumda nasıl uzaklaştırıldığını ve aşkın kendileri için ne büyük bir soru olduğunu anlatır. “Bırakın Beynimiz Özgür Kalsın” isimli kitabında yer alan “Ayna” isimli öyküde yaptığı kötülüklerden dolayı aynaya bakamayan insanın kalp sesi oluyor Erdal.